‘Bil ki, kibir, açık ve gizli olarak
ikiye ayrılır. Gizli kibir; nefiste bulunan bir ahlaktan ibarettir. Açık kibir
ise; uzuvlardan sadır olan amellerdir. Gizli ahlaka kibir ismini vermek daha
uygundur. Uzuvlardan sadır olan ameller ise, gizli ahlakın meyveleridir. Kibir
ahlakı o amelleri gerektirir. Dolayısıyla kibir, azalarda görüldüğü zaman
‘kibirlendi' denilir. Azalarda görülmediği zaman ise, ‘nefsinde kibir vardır’
denilir. Dolayısıyla asıl olan nefisteki ahlaktır. Buda nefsini, kendisine
karşı büyüklendiği kimseden üstün görmeye meyledip yönelmesidir. Zira kibir,
kendisine karşı kibir taslananı ve kibirlendiği hususu doğurur.