Kendisini ölüm yakalayacak olana, toprağın, yatağı;
kurtçukların, arkadaşı; meclisindekilerin, münker ve nekir melekleri; kabrin,
toprağın altının meskeni; uğrayacağı yerin, kıyamet; gideceği yerin, cennet
veya cehennem olduğunu bilen kimseye yakışan, fikrinin ve zikrinin, ölüm
hazırlığının ve tedbirlerinin yalnızca onun için olmasıdır. Üzerinde durulacak,
önem gösterilecek, etrafında dönüp durulacak yalnızca budur. Beklenecek ve
pusuya yatılacak odur.
Ve asıl işin hakikati şu ki; kişi kendini ölülerden saymalı
ve kendini kabir ehlinden görmelidir. Çünkü gelecek olan her şey yakındır. Ve
uzak olan gelecek değildir. Nitekim Rasulullah (sav) şöyle buyuruyor: ‘’Akıllı
kimse nefsini ölüme hazırlayan ve sonrası için çalışandır.